|
|
Ne denli soyut olursa olsun, temelinde bir anlatı olan resimlerin
yapısı, Akyavaş'ın başlangıçtan bu yana kullandığı Geç Modernist soyut
anlatım dilinin Doğu minyatürlerinin kuşbakışı resim düzeniyle bireşiminde
temellenir. Mekan hem Kandinsky'den Rothko'ya uzanan soyut dışavurumculuğun
kozmik mekanıdır hem de Doğu minyatürlerindeki gökyüzünden dünyanın
görünüşünü de içerir. Renk lekeleri kimi zaman Taşist resimdeki gibi
dışavurumcu ve kendiliğindendir, kimi zaman da minyatürlerdeki gibi
tek ve durudur. Dışavurumcu renk dokularının kendi içinde motifleşmesi
Doğu'nun bezemeci tavrını öne çıkarır. İmgeler gerçeğe değinir, ama
hiçbirzaman gerçeğin görüntüsü değildir. Simgeler sert ve katı ideolojilerin
karşılığı olarak değil, tinsel ve düşünsel zenginliğin karşılığı olarak
kullanılır.
Bu özellikler için en açıklayıcı dizi "Kimya-ı Saadet" dizisidir.
Bunlar şematik, özetleyici ve indirgeyicidir; geometrik biçimlerle
kendiliğinden biçimler uyum içinde bireştirilmiştir. Aynı zamanda
doğa ve mimari bireşimi de izlenir. Akyavaş, özellikle bu resimlerde
kendi mandala' sını oluşturmuştur. "Kimya-ı Saadet"de ve benzer resimlerde
tinin simgesi olan daire ile yeryüzü, madde ve gövdenin simgesi olan
kare arasında ülküsel bir uzlaşma düzeni söz konusudur. Apokaliptik
bir çağda insanın yabancılaşmasına karşı simgesel bir düzen önerisidir,
bu.
|
|
|

|
|