Kerbela olayı, bir başkaldırı ve başverme örneğidir. Hazreti Ali'nin oğlu Hüseyin halifelik makamındaki hakkını elde etmek üzere Mekke'den Irak'a yürürken, Kufe naibinin ordusuna karşı savaşta Kerbala ovasında şehit düştü ve al-Hair'e gömüldü. Peygamberin torununun başsız cesedinin gömüldüğü Kabr-al Husayn adı verilen yer, çok geçmeden Şi'iler için ziyaret yeri oldu. Hüseyin'in başı Şam'a Yezid I'e gönderildi. Kerbala'yı 727'de ziyaret eden Ibn Battuta burasını hurmalıklar içinde bulunan ve suyunu Fırat'dan alan küçük bir kent olarak betimler. Hz. Hüseyin'in türbesi kentin ortasındadır, yanında bir medrese ve ziyaretçiler için zaviya bulunur (İslam Ansiklopedisi). Erol Akyavaş Kerbela resimlerinde izleyiciye bu olayla ilgili, savaş alanı, çadırlar, kaleler, uçuşan gövde parçaları, kılıç ve gül gibi işaretler ve simgeler sunarak, hem gizli anlamları korur, hem de onun bu öykü içinde kendi yolculuğunu yapmasını sağlar.