|
|
1970'li yıllara ait resimler farklı dizilere ayrılır. İki büyük dizi
dikkati çeker. Birincisi kuşbakışı kalelerdir. Resmin yüzeyini tümüyle
kaplayan bu kaleler kimi zaman yuvarlak, kimi zaman dikdörtgendir.
İçlerinde ve çevrelerinde figürler, ejderler ve başka imgeler bulunur.
İkincisi, kaleler ve bunların çevresindeki olayları içeren kuşbakışı
manzaralardır. Kaleler bir bakıma iç mekanları, odaları ve duvarları
kapsayan bir özellik taşır; içedönüklük, kapalılık, gizem olduğu kadar,
direnç, güç ve bütünlük ifade eder. Her iki resim dizisinde mimari,
us ve düzen metaforu olarak sunulmuştur. İç düzen (aklın ve ruhun
düzeni) ve dış düzen (doğanın ve mimarinin düzeni) yanyana ve içiçedir.
Birinci dizide, bu iki düzenin Batı'ya mı yoksa Doğu'ya mı ait olduğu
konusunda kesin bir karar vermek olanaksızdır; sanatçı resmi Doğu'nun
Kabalası ile Batı'nın sürrealizmi arasında bir yerde durdurmuştur.
İkinci dizide kaleler ve manzara birleşmiştir; kuşbakışı ve derinliksiz
yüzey kullanılmıştır. Resimlerin ortalarında sarmallı bir devinim
başgösterir; biçimler iki yanlarda yığılmalar yapar. Parçalanmış ve
bölünmüş bir yüzeyde asılı kalan imgeler artık geride kalmıştır. Resmin
yeni bir bütünleşme sürecine girmesine tanık olunur. Kozmik bir boşlukta
aynı anda ve eşit değerde var olmaya çalışan çeşitli ögeler birbirleriyle
bağlayıcı bir anlam ve devinimle ilişkiye girerler. İmgeler bu devinim
içinde organik bir yumuşaklıkla birbirine bağlanır. Önceki dönemlerde
(60'lı yıllarda ) cinsel imgelerle yaratılan enerjinin yerini artık
tinsel kaygulara ve süreçlere bağlı dingin bir yoğunluk alır. Bu bütünleşmede,
"Doğu" resim düzeninden yana bir eğilim izlenir.
1981'de kağıt ya da tual üstüne boyayla yapılmış dizilerin büyük bir
bölümü "Zaman Herşeyi Siler" ( De Mortius Nil Nisi Borum) başlığı
taşır. Bu resimlerde genellikle "kuşbakışı" kaleler, gövde parçaları,
iskelet parçaları, el ve parmaklar, ızgara, bezenmiş kitap sayfaları
görülür; daha önceki bütün resim ögeleri az ya da çok bu resimlerde
yer alır. Bir dizi resimde ise tasmalı bir köpek başı görülür. Köpek,
bütün kültürlerde sadık bekçidir. Antik mitolojide Cerberus, yeraltı
dünyasının kapısında bekler. Bu dizi, Akyavaş'ın kendi kaynaklarına
doğru yolculuğunda kilit resimler olarak nitelendirilebilir. Nitekim
bu diziden sonra "Kale'nin Düşüşü" ile başlayan ve İslam'ın büyük
anlatılarının adlarını taşıyan resimler birbiri ardına dizilir.
|
| |

|
|