1960-1970
Akyavaş 60'lı yıllarda ürettiği resimlerde soyut ve figür arasında bir bireşim yaratmaya çalışır. Bir yanda toplumsal ve kültürel birikimler, Doğu'ya ait olanlar ve Batı'ya ait olanlar; öte yanda bireyin libidosunun ortak değerleri ve sorunları, cinselliğin manifestoları; ve yine tinselliğin, zihinselliğin ağır bastığı soyutlamalar yanyana aynı anda var olurlar Akyavaş'ın resimlerinde.

Manzaralar: Bir bölüm resim parlak ve canlı renkli soyutlamalardır; kimisinde köşeli ve geniş renk alanları kümelenir ve açılır. Bir başka grup “Göreme Manzaraları” olarak adlandırılmış olup bu kez yumuşak geçişli kıvrımlı renk alanları içerir. Bu resimler başlangıçtan bu yana sürdürdüğü soyutlamaların çeşitlemeleri olarak dönemin uluslararsı soyut resim anlayışıyla örtüşür.

İnsan Figürleri: Bu soyutlara eklemlenen ve 60’lı yıllar üretiminin büyük bir grubunu oluşturan resimlerde iri amorf figürler yer alır. Bu grubu kendi içinde ikiye ayırmak gerekir. Kadınlara gönderme yapan bir grupta figür tualin yüzeyini kaplayan iri ve biçimsiz bir renk kitlesidir, cinsel uzuv bir yarık/yırtık olarak belirtilmiştir. Bu grubun içinde kalın boya katmanlarına çizilerek yapılmış figürler de görülür. İki resimde de kadının gövdesine bir yabancılaştırıcı bir öge olarak kolaj tekniğiyle kırmızı bir kadın dudağı yerleştirilmiştir, resimin gerçeküstücü özelliği vurgulanmıştır.

Kolajlar: Kağıt üstüne Hint mürekkebi ve toprak rengi renk alanları ile yapılmış bir dizi resimde ve “Kalanlar”, “Anıların Israrı” “Anılar”, “Sevdiğim Kentler”, “Guevara”, “Ümit”, “Dost Kentler” başlıklı resimlerde yine başka bir yöne doğru gidiş vardır. Resimlerin yüzeyi geniş renk alanlarıyla tekli ve çoklu dörtgenlere bölünmüştür. Bu renk alanları üstüne imgeler bir levhaya asılır gibi asılmıştır. İmgeler, amorf figürler, gerçekçi erkek portreleri ve kadın gövdeleri, çeşitli gövde parçaları, erkek / kadın cinsel uzuvları ve odalardır. İrili ufaklı desenler, dergilerden kesilmiş fotograflar olan imgeler bu dikdörtgen alanların üstünde yerlerini alır. Bu resimler Dada kolajlarının klasik/geleneksel estetiği ile Pop Art kolajlarının “edepsizliği” arasında bir yerdedir. Akyavaş'ın 50'lerden beri peşinde olduğu ya da hesaplaştığı geç modernist resmin en önemli özelliği olan "homojenlik" burada ortadan kalkar. Resim yüzeyi bölünmüştür/parçalanmıştır; farklı anlatım dilleri ve teknikleri, gerçekçi ve amorf figürler yanyanadır. Akyavaş'ın hazır imge üretimi/tüketimi, reklam ve medya egemenliği, farklı türlerin yanyana gelmesi gibi kavramlara değinip geçtiği bu kolajlı, desenli resimlerinin 70’li yıllarda da örnekleri vardır.

80’li ve 90’lı yıllarda homojen resim yapısı yeniden ortaya çıkacaktır; ancak bu kolajlar onun kendine özgü homojen resiminin doğması için gerekli olan bir yapıbozma süreci olarak değerlendirilebilir. Bu birbirinden farklı gibi görünen resim grupları Akyavaş'ın ussallık ve usdışılık arasındaki gidiş gelişlerini, döneminin sanat eğilimlerine ( özellikle Popart ve Organik Soyutlamalar) olan duyarlığını yansıtır. Akyavaş’ın bu heterojen dizileri, 1960'lar Türkiye'sindeki resim gelişmesi içinde değerlendirilirse, onun Yüksel Arslan ve Altan Gürman gibi, genel yörüngenin dışında kaldığı görülür.